Kış sporlarının başkentiyiz öyle mi?
Gazeteci Onur Sağsöz: Sporcusuna sahip çıkamayan bir şehir, kış sporlarının başkenti değil, olsa olsa 'kış uykusunun merkezi' olur!

Masalın adı; “Kış Sporlarının Başkentiyiz!” Erzurum’a yıllardır bu masalı anlatıyorlar.
Hiç düşündünüz mü? Bu unvanı neye dayanarak bize verdiler? Sordunuz mu kim verdi?
Palandöken gibi önemli bir kayak merkezine sahip olmamız mı ya da yıllardır kullanamadığımız atlama kuleleri mi bizi başkent yaptı?
Bakın lütfen; eğer bir şehir, olimpiyata 3’üncü kez gönderdiği, tarih yazan evladı Fatih Arda İpçioğlu’nun kaskını, kayağını, tulumunu sponsorla dolduramıyorsa, o “başkent” tabelasını şehirden içeriye girerken söküp atacaksınız!
Lütfen dikkat! Mesele sadece Fatih Arda değil… Türkiye’den olimpiyata giden 9 sporcunun 3’ü Erzurumlu… Hani şu ‘kış sporlarının başkenti’ dedikleri Erzurum’un çocukları, öz evlatları!
Ama gelin görün ki, bu çocuklarımızın sponsoru yok.
Uluslararası arenadaki rakipleri, ekipmanları için dünya devleriyle sponsorluk anlaşmaları imzalarken; Erzurum’un çocuklarına kimse destek vermedi.
Bir firma hariç. Onu ayrı tutuyorum. Tortum Parfüm. Son iki yıldır Fatih Arda’nın kask sponsoru. Çok yeni bir firma olmasına rağmen vefa borcunu ödeyen yerel bir marka! Sahibini tanımıyorum ama gerçekten tebrik ediyorum. Bu arada ARAS Elektrik A.Ş.’yi de atlamayalım. Fatih Arda ve Muhammet Ali, ARAS Elektrik Kulübü adına yarışıyor. Evet, iyi kötü destek veriyorlar ama şu aşamada onlarda artık kesenin ağzını açmalı.
Şimdi sormayayım mı Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası, iş dünyasının önde gelenleri siz neredesiniz? Olimpiyatlara 10 gün kala hangi toplantıda, hangi vizyon projenizde Fatih Arda’nın, Furkan Akar’ın, Muhammed Ali Bedir’in adını geçirdiniz?
Erzurum’a ‘Başkent’ demiyor musunuz? Başkent dediğiniz yer, sporcusuna “sen sadece atla ya da sen sadece yarış gerisini biz hallederiz” diyen yerdir. Sizin kış sporları başkenti anlayışınız bu mudur?
Atlama kuleleri o hallere düşerken sesiniz çıkmadı, tamir edildiğinde ise “biz yaptık” diye övündünüz. Ama o kulelerden atlayan gençlerin cebinde harçlık, tulumunda sponsor var mı diye bakmadınız. O yüzden bu şehre artık ‘kış sporları başkenti’ masalı falan anlatmayın.
Ayaklı reklam tabelası gibi gezen Avrupalı sporcuların karşısına, bizim çocuklarımızı “sahipsiz” bir şekilde çıkarmak, sadece onlara değil bu milletin gururuna da darbedir.
Sporcusuna sahip çıkamayan bir şehir, kış sporlarının başkenti değil, olsa olsa kış uykusunun merkezi olur. Erzurum’un büyük markaları, holdingleri, belediye iştirakleri nerede? Kendi şehrinizin çocuğuna sahip çıkmak için daha neyin olmasını bekliyorsunuz?
Bu çocuklar kimseden sadaka istemiyor. Alın terlerinin, emeklerinin ve o şanlı bayrağı temsil etmelerinin karşılığını, profesyonel bir destekle görmek istiyorlar.
Hâlâ vakit varken; o boş duran tulumları ve kayakları doldurun. Yoksa bu sessizliğin hesabı, tarih önünde sadece “sporcuya destek olmadık” diye değil, “kendi öz evladımızı görmezden geldik” diye verilir.
Altını çizerek söylüyorum. Olimpiyat gibi dünyanın gözünü diktiği bu dev sahnede üç Erzurumlu var. Şu üç evladımıza sahip çıkmak bu kadar mı zor Allah aşkına!
Olimpiyat meşalesi sönünce mi aklınız başınıza gelecek?
Bu vurdumduymazlık devam ettiği sürece, sizin “başkent” masallarınıza karnımız tok. O çocukların kaskındaki, tulumundaki boşluk, sizin vizyonunuzun boşluğudur!
Bu da böyle biline! TIKLA İZLE





