
Sadece birkaç şehirden birkaç örnek veriyorum.
‘Trabzon’dan Dünyaya Turizm Zirvesi’ düzenledi, sonuç bildirgesi yazdırdı, siyasilerin yakasına yapıştı.
Sürdürülebilir turizm politikası istedi.
Alt yapıların geliştirilmesini istedi.
Ulaşım ve konaklama gibi yerel hizmetlerde modernizasyon yapılmasını istedi.
Özellikle kırsal ve dağlık alanlarda ulaşım ağlarının geliştirilmesi, turistlerin daha erişebilir deneyim yaşamasını istedi.
Toplantıda “Kültürel mirası öne çıkarın” diye bağırdı.
Sanat gösterileri ve gastronomi etkinlikleri istedi.
Dijital pazarlama stratejileri için destek istedi.
Eğitim programları istedi.
Turizm İl Müdürünün gözlerine içine baka baka Trabzon ve Karadeniz’in Eylül -Ekim-Kasım aylarının en güzel zaman olduğunu belirterek, bu manada özel tanıtım faaliyetleri yapmasını istedi.
Hepsini MÜSİAD Trabzon Şube Başkanı Mesut İskenderoğlu istedi.
***
Kamuya ait arazilerin bugün ve gelecekteki ihtiyaçları karşılayacak düzeyde planlanması istedi.
Nitelikli personel ihtiyacının karşılanması için okul istedi.
Turizm sorunlarını tek tek anlattı, çözüm istedi.
Trafik sorunu, çevre yolu ve otopark gibi kentsel sorunların acilen çözülmesini istedi.
Hepsini MÜSİAD Van Şube Başkanı Abdullah Aras istedi.
***
Don vurdu. Kaysılar kurudu.
Ellerindeki tek argümanı korumak için adeta seferberlik ilan etti.
“Bu sadece bir ürün kaybı değil, ekonomik ve sosyal krizdir” dedi, siyasilerin kapısına dayandı.
Şehir medyasını harekete geçirdi.
Zararın sadece tarımsal üretimi değil, sanayi, ticaret, istihdam ve ihracat başta olmak üzere tüm ekonomik yapıyı tehdit ettiğini söyledi, destek istedi.
Hepsini MÜSİAD Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin istedi. Kısmen de olsa zararı karşılattı!
***
Bir dizi örnek verebilirim lakin zamanınızı almayayım. Bize gelelim.
***
“Hazır Erzurum’a yapılacak stadyum daha proje aşamasında iken vazgeçelim, gerçek ihtiyacımız olan hızlı trene yüklenelim. Önceliğimiz hızlı tren olsun. Stadyum karın doyurmaz. İyi bir lobi oluşturarak hedefe ulaşabiliriz.”
İşte bu da MÜSİAD Erzurum Şube Başkanı Abdülkerim Kavaz’ın çıkışı!
İkisini birlikte isteyememekle birlikte bu paylaşımdan bir süre sonra artık ne düşündüyse “Stadyum karın doyurmaz” cümlesini çıkardı.
Peki, başkan ne yapalım şimdi?
Size desem ki, örneğin Trabzon; adamlar denizi doldurup stadyum yaptı, şimdi yine denizi doldurup havalimanı yapacaklar. Biz daha kendi havalimanımızı genişletemedik, deli düzlüğe iki yıldır stadyum temeli atamadık! Ne dersiniz?
Bak, Avukat Ebubekir Elmalı, anlayacağınız dilden size çok güzel cevap vermiş.
“O piti piti karamela sepeti mi oynayalım” diyerek bu çıkışını tiye almış.
Kamuoyuna o piti piti mi oynatalım? Stat mı, tren mi, stat mı tren mi öyle mi?
Abdülkerim Bey, STK’ların işi gereksiz tartışma zemini oluşturmak değildir. Bu söyleminiz kabul edilmemekle birlikte yatırımlar geciktiği için tepki göstereceğiniz yerde, olaylara ne kadar yabancı olduğunuzu da ortaya koydunuz.
Tabi ki, bu çıkışınız ayıp günah değil. Tecrübe olur sizin için…
Haa yok ‘ben şehirdeki diğer STK’cıları örnek alıyorum’ derseniz, kandil-bayram mesajlarıyla STK’cılık oynamaya, protokol etkinliklerinde boy göstererek, fotoğraf karelerinde yer alabilmek için verdikleri çabaya siz de ortak olabilirsiniz.
Ama siz gelin yukarıdaki mevkidaşlarınızı örnekleri örnek alın, o zaman Erzurum için bir şeyler yapmaya başlarsınız. Erzurum’un şanssızlığı niye olasınız?






