Ajans PALANDÖKEN- Dersim'de altı yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetini ortaya çıkarmak ve hukuki süreci takip etmek amacıyla bölgede görev yapan gazeteciler Erzurum Adliyesi önünde adalet nöbetini sürdürüyor.

ANKA Haber Ajansı Temsilcisi ve sürekli basın kartı sahibi usta gazeteci Orhan Bozkurt, kaleme aldığı "Çığlık!" başlıklı yazısıyla; farklı kurum ve ajanslardan gazetecilerin reklam ve rekabeti bir kenara bırakarak adliye önünde nasıl "ortak bir vicdan ajansına" dönüştüğünü anlattı.

"BU DOSYA ARTIK İNSANLIĞIN VE HUKUKUN SINAVICIR"

Meslek hayatına 30 yılı aşkın süre önce adliye muhabiri olarak başladığını hatırlatan Bozkurt, Erzurum Adliyesi önünde sadece haber takibi yapmadıklarını, kayıp bir genç kızın ve ailesinin sesi olduklarını vurguladı. Bozkurt, köşe yazısında şu ifadeleri kullandı:

"Üç kız kardeşin ağabeyi, bir oğul babası olarak bu dosyaya artık sadece bir gazeteci gözüyle bakamıyorum. Çünkü peşinde olduğum yalnızca bir dava değil, bir genç kızın hayatı. Artık bu dosya yalnızca kaybolan bir üniversite öğrencisinin dosyası değildir; vicdanın, hukukun ve insanlığın sınavıdır."

FARKLI KURUMLAR, TEK BİR GERÇEK: "ANADOLU’DA GAZETECİLİK OMUZ OMUZA YÜRÜMEKTİR"

Adli tatil nedeniyle koridorların sessizliğe büründüğü Erzurum Adliyesi önünde farklı medyalardan isimlerin yan yana saf tuttuğunu belirten Bozkurt, bölgede görev yapan gazetecilerin dayanışmasına dikkat çekti.

ANKA'dan kendisinin yanı sıra Tunceli’den Ferit Demir, A Haber’den Yüksel Akalan, TRT’den Mikail Kurban, DHA’dan Salih Tekin, AA’dan Muhammet Mutaf, İHA muhabirleri ve geleceğin gazeteci adayları Ali Kaya ile Mehmet Emin Kızılca'nın adliye önünde gerçeğin peşinden gittiğini kaydetti.

Farklı logolar taşımalarına rağmen aynı sorunun cevabını aradıklarını belirten gazeteci Bozkurt, "Anadolu’da gazetecilik rakip olmak değil, omuz omuza gerçeğe yürümektir. Birimizin evinde yeni doğmuş bebeği, birimizin yaşlı annesi var. Ama yine de buradayız. Çünkü haber, gerçek ve vicdan beklemiyor" dedi.

"SESSİZ BIRAKILMAK İSTENENE SES OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Adliye binalarının ve baro koridorlarının yıllar içinde büyüdüğünü ancak samimiyet ile vicdanın sınavdan geçtiğini ifade eden Bozkurt, yazısını şu mesajla tamamladı:

"Gazetecilik yalnızca haber yazmak değildir; unutturulmak isteneni hatırlatmaktır. Sessiz bırakılmak istenene ses olmaktır ve adalet yerini buluncaya kadar o kapının önünden ayrılmamaktır. Bazı dosyalar kapanmaz, bazı acılar zamanla eksilmez ve bazı çığlıklar adalet yerini buluncaya kadar susmaz."

YAZININ TAMAMI İÇİN LİNKE TIKLAYIN