Ali Oto... Türkiye Kayak Federasyonu Başkanıydı.
Perde arkasında her ne yaşandıysa, geçen yılın Nisan ayında istifa etti.
Bakanlık o boşluğu doldurmak için bir adım attı ama adını bir türlü koyamadı.
"Kayyum atadık" diyemediler; çünkü kayyum demek, kanunen üç ay içinde seçime gitmek demekti. Gitmediler!
Sonradan anladık ki, Tahkim Kurulu kararıyla araya bir ‘komisyon’ iliştirivermişler.
Peki, kim bu komisyonun başındaki isim?
Profesör Süleyman Şahin.
Sıradan bir isimden bahsetmiyoruz.
Hem akademik hem de siyaseten çok güçlü biri.
Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü.
Yani sporun, tesisin, paranın patronu. Akademik kariyeri bir yana, siyasi gücü 81 vilayette karşılık bulan, valisinden milletvekiline herkesin önünü iliklediği bir figür.
Yüzme, tenis, futbol, atletizm, güreş... Maşallah, her branşta bir izi, bir unvanı var.
Neredeyse bir yıldır da kayağın patronu.
Camia bekledi ki; bu ‘geçici komisyon’ tekeri düzlüğe çıkarsın, emaneti sahibine teslim etsin.
Ama ne gezer!
Seçim kapıya dayandı, Mayıs’ta sandık kurulacak; bir de bakıyoruz ki ‘komisyon’, dört yıllığına ‘kalıcı’ olmaya aday çıkmış!
Burada durup sormak lazım: Sayın Şahin, siz hem Bakanlığın en güçlü genel müdürüsünüz hem de özerk (!) olması gereken bir federasyona adaysınız. Bu durum hangi demokratik teamüle, hangi spor ahlakına sığar?
Kayağın içinden gelen, karın soğuğunu bilen isimlere kapılar neden kapatılıyor? Neden aday olmak isteyenlerin önüne set çekiliyor?
Bakıyoruz, son yıllarda bu bir devlet politikasına dönüştü. Bakanlıkta görev yapan, emekliliği gelen ya da bir koltuk bekleyen kim varsa federasyon başkanlığına ‘atanıyor’. Şimdi isim listesi verip yazıyı uzatmayayım lakin ‘seçim kılıfı’ altında resmen atama yapılıyor.
Eğer niyetiniz buysa, kaldırın bu seçim tiyatrosunu! Milleti birbirine kırdırmayın.
Atayın gitsin, siz de biz de rahat edelim. Ayrıca emekliliği gelene federasyon’lar ikramiye olarak mı dağıtılmaya başlandı haberimiz yok!
Süleyman Bey’in emekliliği kapıda mı bilmiyorum ama bak işte ‘komisyon’ diye oturan kalkmıyor, belli ki kalkmayacak da...
Efendim, mantık şu: “Parayı ben veriyorum, düdüğü ben çalacağım…”
Tamam da o düdük çalarken, sporcu yetişmiyor farkında mısınız? Olimpiyat kadrosunun hali ortada. Uluslararası arenadaki Türk kayağının halini anlatmama gerek yok. Dağı olmayan İstanbul’da, zengin ailelerin çocukları FIS puanlarını toplarken; destek vermediğin dar gelirli ailelerin efsane çocukları ne yapsın? Karda izi olmayanın, kürsüde sözü olur mu?
Alın ibretlik bir örnek vereyim: Camia, beğensin beğenmesin! Kulüpler Birliği’nin “bizim adayımız” dediği Ömer Karslı. Adam antrenör, sporun içinden geliyor. Pazaryolu’nda İlçe Müdürüydü. Adı geçti diye hop görevden aldılar!
Hangi demokraside, hangi adalette var bu?
Şimdi bin bir türlü oyun dönecek. Duyuyoruz ki ana statüyü değiştirecekler; delege seçimi için "Türkiye Şampiyonasına katılma zorunluluğu" getireceklermiş. Federasyonun tek faaliyeti bu mu? Bu, küçük kulüpleri saf dışı bırakmak, adaleti karın altına gömmek değil midir?
Nitekim Kayak Kulüpleri Birliği de bu gidişata sessiz kalmadı. Yaptıkları açıklama yenilir yutulur cinsten değil. Özetle diyorlar ki:
“Adil bir yarış ortamı gölgeleniyor. Kulüp başkanlarına ve antrenörlere delege listeleri için baskı yapılıyor. Seçme ve seçilme hakkına müdahale ediliyor. Biz bu antidemokratik uygulamanın karşısında dimdik duracağız!”
Bakanlığın görevlendirdiği yöneticilere "güvenimiz tamdır" diyerek bir nezaket kapısı bıraksalar da mesaj çok net: Camia bu dayatmadan yoruldu.
Şimdi camia bir karar verecek. Ya "paranın patronu" ne derse o olacak ya da kayağın gerçek sahipleri direksiyonu devralacak.
Ama ne yalan söyleyeyim ki, içimden geçeni aynen aktarıyorum; kayak camiası kendi evlatlarına, değerlerine sahip olmadığı sürece federasyonu hep ‘patron’lar yönetecektir. Birlik ve beraberlikten uzak kalındığı, egoların bir kenara bırakılmadığı sürece Süleyman Bey, başkanlığınız hayırlı olsun!
NOT: Başkanlığınızın yüzü suyu hürmetine şu bizim yeni stadyumun bütçesini de çıkarırsanız kayak camiasını bilmem ama futbol camiasını çok sevindirirsiniz.
























Yorumlar (0)
Yorumlar yükleniyor...
Yorum Yap