Erzurum’un siyasi hafızası bazen çabuk unutur gibi görünse de, arşiv asla yalan söylemez. Takvimleri birkaç ay geriye sardığımızda, MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül’ün adeta ‘fırtına öncesi sessizliği’ bozan o sert çıkışını dün gibi hatırlıyoruz.

Yurdagül, Şehir Hastanesi’ndeki yönetimsel zafiyetleri ve liyakat eksikliğini yüksek perdeden dile getirmiş; hem Sağlık İl Müdürü’nün hem de o dönemin Başhekiminin derhal görevden alınması gerektiğini savunmuştu. O günlerde bu çıkış, bir kesim tarafından "siyasi bir hamle" olarak nitelendirilmiş, hatta AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok "Biz yönetimden razıyız" diyerek mevcut kadroya siper olmuştu.

Peki, bugün geldiğimiz noktada tablo ne?

Yurdagül’ün "aymazlık" olarak nitelendirdiği yönetim boşluğunun altından, geçtiğimiz günlerde patlak veren sahte rapor operasyonu çıktı. 60 şüpheli, 22 gözaltı ve nihayetinde 13 tutuklama... Rakamlar dehşet verici, iddialar ise yenilir yutulur cinsten değil.

O dönem sosyal medyada sahte hesaplar üzerinden Yurdagül’ü hedef alanlar, bu usulsüzlükler yaşanırken, muhtemelen klavye başında "her şey yolunda" güzellemesi yapıyordu. Ancak bugün adliye koridorlarından gelen sesler, Yurdagül’ün aylar öncesinden işaret ettiği o "yönetilememe" halini tescillemiş oldu. Belli ki, kehanet değilmiş ve adam haklı çıktı.

Süreç içerisinde Başhekim İbrahim Hakkı Tör’ün sözleşmesi yenilenmeyerek sessiz sedasız bir değişim yaşandı. Ancak asıl soru işareti hâlâ yerinde duruyor: İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir. O günlerde Altınok’un "Biz razıyız" diyerek arkasında durduğu bu yönetim anlayışı, 13 kişinin tutuklandığı bir sahte rapor skandalının ardından nasıl bir yol izleyecek? Sorumluluk sadece alt kadrolara mı kesilecek, yoksa bu büyük skandalın siyasi ve idari faturası en tepeye, yani İl Sağlık Müdürlüğü makamına da ulaşacak mı?

Soruyorum; İl Sağlık Müdürü istifa edecek mi? Yoksa bu ağır tabloya rağmen "göreve devam" mı denilecek?

…Ve bu kaos ortamında hakkını teslim etmemiz gereken bir isim var: Yeni Başhekim Doç. Dr. Mesut Fakirullahoğlu. Göreve gelir gelmez kucağında adeta ‘pimi çekilmiş bir bomba’ bulan Fakirullahoğlu, bu sancılı süreci profesyonel bir soğukkanlılıkla yönetmeyi başardı. Kurumsal imajın yerle bir olduğu dönemde, adaletin tecellisi için gereken zemini hazırlayan ve hastaneyi yeniden hizmet odaklı bir rotaya oturtmaya çalışan Fakirullahoğlu’nun performansı, Erzurum için bir şans niteliğinde.

Gelinen noktada Adem Yurdagül, o dönem maruz kaldığı tüm eleştirilere rağmen haklı çıkmanın buruk mağruriyetini yaşıyor. Siyasetin görevi, sorunlar kangren olmadan teşhisi koymaktır. Yurdagül teşhisi koymuştu; tedavi ise çok geç geldi ve ağır bir operasyonla yapılabildi.

Ama bitmedi!

Sadece sahte rapor konusu değil, hastaneyle ilgili birçok konuda tedavi de uzun soluklu olacak. E tabi bu da Mesut hocanın işi. Sonuçta cerrah… Artık neşteri nereye vurur onun işi!

Şimdi gözler, aylar önce bu yönetime kefil olan Selami Altınok’un yapacağı yorumda. Fikri takip olmazsa olmazımdır. Sorayım; Sayın Altınok, o gün "razı olduğunuz" tablonun içinde bugün kelepçeler ve tutuklamalar var. Hâlâ razı mısınız?

HAFTANIN TREND YORUMU - TIKLA İZLE